İnşaat Malzemeleri

İnşaat malzemeleri sektörü büyümeye devam edecek

Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan, inşaat malzemeleri sektörünün geleceğinden umutlu olduklarını belirterek sektörde kayıt dışı, haksız rekabet ve eğitim, yapı yasasının çıkması konularında hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye İMSAD’ın temsil ettiği sektörler ve sanayicilerimiz adına Turkishtime ve Halk Bankası’na tekrar teşekkür ederim. Biz sektörümüzden umutluyuz ve yakın vadede sektörün büyümeye devam edeceğine inanıyoruz. 2018 yılının daha verimli geçmesi ve sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini sağlamak adına beklentilerimizi ve acilen çözüme kavuşması gereken başlıklarımızı tekrar toparlamak istiyorum.

Tüm yönetmelikleri aynı çatı altında bir araya getirecek bir ‘Yapı Yasası‘nın ivedilikle oluşturulması gerekiyor. Denetim konusunda disiplini sağlamak için de olası ihmallerin önüne geçilecek bir deneyim mekanizması oluşturulmalı. Malzemeden uygulamaya, müteahhitten ustaya kadar tüm süreç kayıt içine alınmalı ve denetlenmeli. Ülkemizde binanın tasarımından yapımına kadar, denetimin de içinde olduğu bütüncül bir sistem kurulmalı ve toplumda güvenli yapı bilinci oluşturulmalı. ‘Kayıt Dışı‘ ve ‘Haksız Rekabet‘ sektörün potansiyelini ortaya koyması ve giderek artan bir ivmeyle küresel pazara yön verir hale gelmesi önündeki önemli bir engel.

Yarı mamul olan inşaat malzemelerimiz ancak uygulandıktan sonra tam mamul oluyor ve dolayısıyla üretimler fabrikalar dışında, inşaatlarda devam ediyor. Belgeli malzemelerimiz belgesiz bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuğun baştan sona denetlenmesi şart.

7 milyondan fazla konutun deprem riskine karşı güvensiz durumda olduğu ülkemizde kentsel dönüşüm sürecini çok iyi yönetmemiz gerekiyor. Gelişmekte olan ülkelerin tamamında üretilen ürünlere fark yaratmak için teknolojik değişim şart!

İnsan kaynağımızın bu değişime ayak uyduracak dinamizme hazır olmasını sağlamalıyız. Eğitimlerin bile en baştan buna göre planlanması önemli. Alt yapının bu değişime göre gözden geçirilmesi, durum analizi yapılması, iyileştirmenin planlanması ve dijital dönüşüm – teknolojik değişimin en öncelikli olarak yol haritasının tamamlanması gerekiyor.

AR-GE merkezleri daha esnek ve özgür çalışma koşullarına kavuşturulmalı; proje çıktısı ürünlerin üretimi ve ticarileştirilmesi dahil toplam sürecin teşvik kapsamında değerlendirilmesi sektörü ivme kazandıracaktır.

Organize Sanayi Bölgeleri’nde bulunan sanayi tesisleri için elektrik tarife avantajı büyük önem taşıyor. Bu avantajın ortadan kalkması sanayinin enerji maliyeti mevcut duruma göre ciddi miktarda arttıracağından OSB’lerin rekabetçi özellikleri azalacaktır.

Son olarak en önemli ve ivedilikle çözülmesi gereken konu: Eğitim! Biz sektör olarak bu konuda sorumluluk almakla ve çeşitli eğitim faaliyetleri düzenlemekteyiz. Ancak bu faaliyetlerin yaygınlaştırılması için kamu kuruluşları ile işbirliği yapılması gerekiyor.

YAPI MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE YÖN VERECEK 10 ŞART

  1. Nitelikli istihdam artırılmalı
    İnşaat sektörü güvenli yaşama alanlarını sağlamakla mükellef bir sektör. Bu alanda çalışan tüm elemanların yeterli nitelikte olması gerekiyor. Bu nedenle eğitimli, sertifikalı çalışanların sektörde istihdam edilmesi büyük önem taşıyor. Sektöre ara eleman sağlayan teknik okullar çoğalmalı. Mesleki yeterlilik için alınan belgelere verilen önem artmalı ve bu eğitimleri saati arttırılmalı.
  2. Dış ticarette sürdürülebilir faaliyetlerde bulunulmalı
    Dış ticaret konusu sektör için büyük bir öneme sahip, Türkiye’de dış ticaret iç piyasadan artan talebin dış pazara satılması olarak görülüyor. İç pazarda durum iyiyken ihracattan, dış ticaretten pek söz edilmiyor. İç pazar sıkıntıya girdiğin anda dış ticarette ne yapılabilir herkes bunu konuşmaya başlıyor. Dış ticarette rekabet ve stratejinin sürdürülebilir olması paralelinde bir anlamı var. Dış kaynak ülke olarak iyi yönetilmeli.
  3. Mevzuatlar, planlar, teşvikler günün ihtiyaçlarına göre düzenlenmeli
    Mevzuatlar yeniden düzenlenmeli, yurt içindeki mevcut koşullara göre değil dünya gerçeklerine, ticaretine uygun mevzuatlar hazırlanmalı. Gerek yurtiçi gerekse de yurtdışı için; 5-10 yıllık stratejik planlarla, gerçek ihtiyaçların ve yatırım yerlerinin belirlenerek kaynak ve kapasite kullanımı kontrol altına alınmalı.
  4. İnovasyon taklitten ayrılmalı
    Sektörün dış ticarette öne çıkması için fark yaratması gerekiyor. Özellikle dış pazar için farklı ürünler üretilmeli. Bu noktada AR-GE ve inovasyon konuları sektör için hayati önem taşıyor. Sektörün bu konulara hakim olması ve doğru çalışmalar yapılması gerekiyor.
  5. Sektöre girişin denetimli olması lazım
    İnşaat sektörüne giriş kolay olduğu için yılda 100 binin üzerinde yeni oyuncu katılıyor. 20 bin kapısına kilit vuruyor. Sektöre girişin kolay olmaması lazım. Bu noktada bir denetim mekanizmasının gerekliliği öne çıkıyor.
  6. Yeni bir finansman modeli üzerinde çalışılmalı
    Ciro ve dış ticarette karnesi çok iyi olan yapı malzemeleri sektörü tahsilatlar konusunda sıkıntı yaşıyor. Uzun vadeli bakışın ülke ekonomisinde tanımlanması ve tariflenmesi gerekiyor. Ve tahsilat tarafındaki sıkıntının giderilmesi gerekiyor.
  7. İhracatın sürdürülebilirliği için tüm hizmetler birleşmeli
    İhracatın sürdürülebilirliği için tüm hizmetleri birleştirerek yapmak gerekiyor. Finalde yapının ihracatında, malzemesi, istihdamı ile birlikte sağlanırsa çok büyük katkı sağlanabilir.
  8. Kayıt dışı üretim engellenmeli
    Standart dışı, kalitesiz ürünlerin üretilmesi, satılması sektöre zarar verirken firmalar arasında da haksız bir rekabet yaratıyor. Ayrıca sektörde denetimlerin daha sık ve planlı yapılması gerekiyor.
  9. Yasa ve yönetmeliklerde yeni düzenlemeler yapılmalı
    İnşaat sektöründe; projesiz inşaat yapmak, denetimsiz üretim yapmak dolayısıyla kayıt dışı malzemelerin, standart dışı malzemelerin de yoğunlukla kullanılması kalitesiz ve kayıtsız iş gücünün de yaptığı kalitesiz üretime neden oluyor. Devletin, kamunun standartlarda, yönetmeliklerde ve yasalardaki eksikliği düzeltmesi ve tamamlanması gerekiyor.
  10. Sertifikasyona önem verilmeli 
    Sektör, uluslararası sertifika belgelendirme kuruluşlarının sağladığı belgelendirmelere bağımlı halde. Bu karar vericileri, belgelendirmeleri yapanları ve bunları akreditasyonlarını Türkiye’de yapabiliyor hale gelmemiz gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu